• 5 Temmuz 2017 Çarşamba

SUYA BALIKLAMA ATLARKEN SAKATLANMAYIN

Havaların ısınmasıyla birlikte havuz ve deniz sezonunun açılması, sakatlıklara neden olabiliyor. Derinliği bilinmeyen sulara balıklama atlama sonucu meydana gelen yaralanmalar kişiyi ömür boyu yatağa bağımlı hale getirebiliyor.

Omurlarda kırılmalar felce neden olabilir

Derinlik göz önüne alınmadan havuz, deniz ya da sığ sulara yapılan balıklama atlayışlar boyun omurlarında kırılmalara neden olabilmektedir. Omuriliğin yakınında bulunan solunum merkezi, kırılmalar sonucu oluşan şişmelerden etkilenebilmektedir. Boğulmalara neden olabilecek bu durumun haricinde omurlarda meydana gelen kırılmalar kişiyi felç riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Genellikle 15-25 yaş arası erkeklerde görülen bu tür kazalar her yıl yaklaşık 500 kişiyi etkilemektedir.

Sandalyeye mahkum bırakabilir

Suya balıklama atlama sırasında genellikle kafanın sert zemine çarpması sonucu travmalar yaşanmaktadır. Boyun omurgasının aniden ve şiddetli geri zorlanmasıyla omurilikte hasarlar oluşmaktadır. Omurilik sinir demetinde oluşan hasar milyonlarca sinir hücresi ölümüne neden olabilmektedir. Kaza sonucu omuriliğin tamamı hasara uğramışsa tam bir duyu ve hareket kaybı yaşanabilmektedir. Omurilikteki sinir hücrelerini onarmak neredeyse imkansız olduğundan kişi ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkum kalabilmektedir. Kısmi bir hasar söz konusu olduğunda ise hasarının derecesine göre hareket kayıpları ortaya çıkabilmektedir. Bunların yanı sıra bağırsak, akciğer, böbrek gibi iç organlarda fonksiyon bozuklukları, idrar yolu enfeksiyonları ve ciltte bası yaraları oluşabilmektedir.

Çivileme de riskli

Sığ sulara balıklama atlamanın yanı sıra çivileme olarak isimlendirilen ayakların üzerine atlamakta riskli sonuçlar yaratabilmektedir. Zemine kontrolsüz çakılmalar sonucunda topuk, kalça, bel, sırt ve boyun omurlarında kırıklar oluşabilmektedir. Balıklama atlayışta olduğu gibi çivileme olarak suya dalmak da omurların zarar görmesine ve kalıcı sakatlıklara neden olabilmektedir.

Yanlış müdahale felç riskini artırıyor

Bu tür kazalarda yapılması gereken ilk şey kişiyi uygun koşullarda hastaneye nakletmektir. Sudan çıkartılan yaralının ağzında nefes almasını engelleyen yosun gibi yabancı maddeler varsa temizlenmelidir. Baş aşağı çevirerek silkeleme yoluyla su çıkarma yöntemi kesinlikle uygulanmamalıdır. Yaralı mümkün olduğu kadar az hareket ettirilmelidir. Özellikle boyun bölgesinin hareket ettirilmemesi için korse ve benzerleriyle boyun sabitlenmelidir. Yaralının gizli kırıkları olabileceği ihtimali unutulmamalıdır. Taşıma işlemi sırasında baş-boyun-gövde ekseni bozulmamalı ve taşıma işlemi sert bir sedyede gerçekleştirilmelidir. Yaralıya ilk müdahale sırasında uygulanacak yanlış bir işlem kişinin felç kalmasına neden olabilmektedir. Daha sonra iyileşebilecek bazı yaralanmaların ilk müdahale yanlışları sonucu kalıcı hale geldiğini bilinmektedir.

Doğru tedavi hayat kurtarır

Bu tür yaralanmalarda tanı ve tedavi yeterli donanıma sahip bir merkezlerde yapılmalıdır. Uzman hekim tarafından muayene edilen yaralıya tanıyı koyabilmek için radyografi, fonksiyonel grafi, tomografi ve manyetik rezonans gibi tetkikler yapılmalıdır. Tetkiklerin neticesinde cerrahi girişim gerektirecek bir durum saptanacak olursa, gerekli donanımı olan bir merkezde, yeterli tecrübeye sahip bir cerrahi ekip tarafından girişim uygulanmalıdır. Ameliyatla omurilik ve sinir köklerine baskı yapan kemikler temizlenir. Gerek duyulan durumlarda, titanyum alaşımlı olan vida, plak, çubuk gibi materyallerle sabitleme yapılır ve hastanın kısa sürede hareket etmesi sağlanır.

Su derinliği en az 2 metre olmalı

Derinliği bilinmeyen sularda yüzülecekse ve atlanacaksa öncesinde araştırma yapmak ve derinliğin belirlenmesi önemlidir. Suyun derinliği kıyıdan veya yukarıdan bakıldığında tahmin edilememektedir. Atlama yapılacak su derinliğinin en az 2 metre olmasına dikkat edilmelidir. Bunun dışında;

  • Sığ suları gösteren uyarı levhalarının bulunmadığı yerlerden uzak durulmalıdır.

  • Dalgalı sularda derinliğin dalga boyuna göre değişebileceği unutulmamalıdır.

  • Bulanık, dibi görünmeyen suların, derinliği bilinmeyen havuzların ve sahil kıyılarındaki yıkık iskele kenarlarından atlayış yapılmamalıdır.

  • Bu tür kazaların daha çok gençler arasında yaşandığı göz önüne alınarak gerekli bilgilendirme ve eğitim yapılmalıdır.

  • Benzer vakaların sık yaşandığı ya da yaşanabileceği riskli bölgelerde, profesyonel cankurtaranlar bulundurulmalıdır.