• 24 Aralık 2017 Pazar

Neden Unutuyoruz?

Unutkanlık artık her yaşın sorunu oldu... Neden unutuyoruz?

Unutkanlık gerçekten her yaşın sorunu mu oldu, yoksa beynimize ulaşan uyaran sayısı gerektiğinden fazla mı arttı? Yapılan çalışmalar Alzheimer Sendromu’nun gelişmekte olan ülkelerde arttığını gösteriyor, ama bu artışlar artan ortalama yaşam süresi ile orantılı. Çoğu kez günlük hayatta unutkanlık olarak adlandırılan durumlar, aşırı zihin aktivitesi ve zihinsel yorgunluğa bağlı olan geçici dikkat kusurları. Özellikle sanayileşme sonrası çağı yaşayan gelişmiş toplumlarda, yürütülen işler giderek daha fazla bilişsel işlevler gerektiren ve bilgisayarların vazgeçilmez şekilde kullanıldığı meslekler haline geldi. Bu başlıbaşına bir zihinsel yorgunluk nedeni. Son yıllarda yine nerede ise vazgeçilmez hale gelen cep telefonları ve sosyal medya takibi insanları çok daha fazla ve çok daha hızlı uyaranlara tabi tutuyor. Tüm bunlar odaklanmak ve gerçekten lüzumlu bilgiyi hafızadan geri çağırmak noktasında sıkıntı yaratıyor. Ancak kimilerinin öne sürdüğü gibi bir unutkanlık salgını yok. Dikkat dağınıklığı dışında gerçekten tıbbi nedenlere bağlı unutkanlığın pek çok sebebi var, bunların bir kısmı belli bir dereceye kadar önlenebilir. Hayvansal ve trans yağlardan ve aşırı şekerden uzak durmak, spor yapmak ve zihin egzersizleri gibi, ancak genetik nedenlerin ağır bastığı ve hafıza problemleri ile seyreden sendromlarda kişisel tedbirlerin hastalık gidişatına etkisi çok sınırlı.

Unutkanlık için haftada 2 gün mutlaka balık yemek önemli. Beyin fonksiyonlarının daha düzgün çalışabilmesi için Omega 3 yağ asitlerine ihtiyacımız var.

Beyin hücrelerinin sağlıklı işlevi için balık yağında bol bulunan omega-3 yağ asitlerine ihtiyacı var. Bunun nedeni elektrik sinyalleri üreten ve bu sinyalleri çevrelerine ileten sinir hücrelerinin zarında bol miktarda yağ bulunması. Bu yağların doymamış olması ve bir benzetme ile ifade edilecek olursak “akışkan” yapıda olmaları gerekli. Doymuş yağlar ve kolesterol sinir hücre zarlarının akışkan vasfını azaltarak, sinirsel iletiyi bozuyor ve sinir hücre yaşlanmasını hızlandırıyor. Omega-3 tipindeki yağ asitleri sinir hücre zarına girdiğinde zarın akışkan vasfının ve elektrik ileti özelliklerinin hatasız şekilde gerçekleşmesi için gerekli. Bu nedenle beyin açısından faydalılar. Mısır özü gibi yağlarda bulunan omega-6 yağ asitleri de doymamış yağ asitleri ancak onlar inflamasyon denen ve bir bakteri enfeksiyonu olmadan da vücudun kendi dokularına tepki göstermesine sebep olan bağışıklık yanıtları hızlandırabileceği için balık yağları kadar tercih edilir değil.

Unutkanlık ile genetik arasında nasıl bir ilişki var? Çok iyi besleniyoruz, zararlı şeylerden uzak duruyoruz fakat hala unutuyoruz diyelim. Bu durumda aile öyküsüne mi bakmak lazım?

Unutkanlık ile genetik faktörlerin ilişkisi giderek daha çok anlaşılmaya başlandı. Kan yağ düzeylerini etkileyen ApoE4 geni ile Alzheimer riski arasında ileri derecede anlamlı ilişki söz konusu. Bunun dışında erken başlangıçlı bunamalarda presenilin ve amiloid-beta zincir genlerinde bozukluklar gösterilmiş durumda. Erken başlangıçlı bunama sendromlarında mutlaka iyi bir aile öyküsü alınmalı ve eğer yoğun bir aile öyküsü varsa, bir genetik uzmanı ile konsülte edilmeli.

Unutkanlık cinsiyet ayrımı yapmıyor.

Normal günlük unutkanlık ile cinsiyet arasında belirgin bir ilişki yok. Kadınlarda Alzheimer’ın daha sık olduğuna dair bazı bulgular var, ancak kadınlarda ortalama yaşam süresi de daha uzun. Ancak yaş gruplarına dair Alzheimer riski kıyaslandığında yine bir fark olduğu gözüküyor, 65 yaşında her 11 erkekten 1’i için Alzheimer riski varken bu oran kadınlarda her 6 bireyden birini etkileyecek düzeyde. seyrediyor. Ancak bu durumun sebebi bilinmiyor. Aslında beyni besleyen damarların aterosklerozu açısından erkekler daha riskli iken, MS gibi beynin sinir kılıfını hasarlayan hastalıklar açısından kadınlar daha şanssız.

Unutkanlık eğer tıbbi bir hastalık ya da sendroma bağlı değil ise zihin egzersizleri ile azaltılabilecek bir problemdir. Eğer Alzheimer gibi bir hastalık söz konusu ise, asetilkolin denen bir maddeyi arttıran ilaçlar ya da sinir hücre hasarını azaltan memantin gibi ilaçlar verilmektedir. Ancak tıbbi nedenlere bağlı unutkanlık sendromlarında ilaçların etkinliği henüz arzulanan düzeylerin çok altındadır.