• 14 Aralık 2018 Cuma

Erusik Asit

Erusik asit, uzak doğu ve güney doğu Asya’da yoğun olarak tüketilen bir yağ asididir. Anne sütünde en yüksek erusik asit seviyeleri Çin’de bulunmuştur ve bazı epidemiyolojik verilere göre çocukluk çağı beyin tümörlerinin en az görüldüğü ülkelerden birisi Çin’dir. Beyin ve adrenal bez hasarı ile seyreden Adrenolökodistrofi (ALD) hastalığının tedavisinde kullanılan bu yağ asidi (Lorenzo Yağı olarak da adlandırılmaktadır) hücre içerisinde PPAR-δ denen bir transkripsiyon faktörüne bağlanır. Bu transkripsiyon faktörü beyinde myelin sentez eden oligodendroglial hücrelere farklılaşmayı sağlar ve glial beyin tümörleri üzerinde farklılaştırıcı ve çoğalmayı baskılayıcı özelliklere sahiptir. Erusik asit’in kalp üzerine zarar verici etkilerinden söz edilmekle birlikte; bu görüşlerin çoğu kanserojen anilin boyaları ile rafine edilmiş yağ tüketiminden sonra gözlenen “Spanish Toxic Oil Syndrome” ile ilişkilidir, ve bu yağı çok tüketen popülasyonlarda ve tedavi amaçlı erusik asit verilen kişilerde belirgin kalp toksisitesi gözlenmez. Kan-beyin bariyerinden geçen erusik asitin C6 glioblastoma hücrelerinde yol açtığı değişimleri ve doxorubicin’in kalp üzerindeki toksik hasarını nasıl etkilediğini araştırdık. İlginç bir şekilde, erusik asit, kalp dokusunda doxorubicin’in oluşturduğu mitokondri (hücre solunumunu sağlayan bir cisimcik) hasarını engelledi, ancak hücre-hücre bağlantılarında anormalliklere neden oldu. C6 glioblastoma hücrelerinde çoğalma ölçekleri olan koloni oluşumunu ve 3-boyutlu sferoid kültürlerin DNA sentezini baskıladı. Erusik asit’in glioblastomada potansiyel etkileri ileri deney hayvanı modelleri ile incelenmelidir. Erusik asit kalp için belirtildiği düzeyde toksik değildir, hatta mitokondri hasarını azaltabilir; ancak yine de kalp üzerine bilinen toksik etkisi olan kemoterapi ilaçları ile birlikte uygulanmamalıdır.